Sihirli Kelime: Gizem…
⊆ Ağustos 22nd, 2008 | aylak adam | ˜ 3 Comments »“Şövale karşısında kaldım. Ressam kadın başını kaldırıp şöyle diyecek: ‘Bir gizem kalmalı. Herşeyle herşey arasında bir gizem kalmalı…’"
Fotoğrafı Sana Gönderiyorum, Selim ileri, S.64
Şimdi düşünün: İki arkadaşsınız, sevgilisiniz, eşsiniz, kardeşsiniz vs. ve karşınızdakinin herşeyini -ama herşeyi- biliyorsunuz, aynı şekilde o da sizinkileri. Birbirinizi çok da seviyorsunuz. Sürekli birliktesiniz, yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmiyor. Aynı yerde olmasanız da sürekli olarak haberiniz var diğerinden. Çok sıkıcı olmaz mıydı? Zaten eminim böyle bir kimyasal yapıyı hiçbir zaman oluşamazdı. işte bu yüzden gerekli gizem.
Gizem olunca, kendinize ait bir alanınız olduğunu hissediyorsunuz herşeyden önce. Nefes alıyorsunuz. Güvende hissediyorsunuz. Karşınızdakiyle karşılıklı ilgileriniz daha canlı kalıyor. Belki de sırf bu sebeplerle olmalı gizem. Olmayınca neler olabileceğini biliyorum, gerçekten biliyorum. Mesela sırf "aylak adam" olarak kalmak istemem bile bundan belki. Sırf bir gizem olsun, insanlar birşeyleri bilerek burayı okuyup etkilenmesinler.
Gizem demişken, kantarın topuzunu kaçırmanın da bir alemi yok tabiki. Öyle olunca da sıkıcı ve bunaltıcı oluyor insan karşısındaki için. Karşılıklı saygıyı ve sevgiyi bozmadan hem paylaşımcı olup hem de kişisel alanı korumak gerekiyor. Çok güzel bir ifade okumuştum bu özel alanı korumakla ilgili paylaşayım: "aynı tastan çorba içebiliyor olup, ayrı taslardan çorba içmek" böyle olmalı ilişkiler. Sıkmamalı, abartmamalı, gizem olmalı ama yormamalı. Tabi herkesin heyecanı aynı tutmak ve bu gizem konusunu yansıtmak ya da aşmakla ilgili farklı yoğurt yiyişleri olabilir. Yazdıklarım zaten gerçek veya bir otoritenin sözleri değil tabiki. Aylaklık dakikalarımdan birkaç satır sadece. Bir ara da bununla ilgili bir şiir yazmışım çağrışım yaptı şimdi. Bir okudum da son sözler çok çakma olmuş. Kedi ne mi alaka? Güzel olmuş, o da kendince gizlenmiş işte.



